Özgür Özel Bodrum’dan konuştu: ”Masum değiliz hiçbirimiz”
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı Özgür Özel, Bodrum‘da katılmış olduğu “Sosyal Demokrasi ve Toplumcu Belediyecilik” söyleşisinde, kendisine sorulan soruları yanıtladı. Özel, seçimlerin kaybedilmesiyle alakalı Sezen Aksu şarkısı olan ”Masum değiliz hiçbirimiz” laflarını kullandı.
SÖYLEŞİYE BİRÇOK SİYASİ İSİM KATILDI
Moderatörlüğünü Tansu Özcan’ın yapmış olduğu söyleşiye CHP Grup Başkanı Özgür Özel, eski Kültür Bakanı ve SODEV Kurucusu Ercan Karakaş, Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras ile Gazeteci Yönetmen Gökmen Ulu konuşmacı olarak katıldı.
Etkinliği Muğla Milletvekilleri Cumhur Uzun, Gizem Sayar Özcan, Süreyya Öneş Derici, Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, CHP Muğla İl Başkanı Hüseyin Erol ile birden fazla yurttaş takip etti. Söyleşide belgesel üstüne meydana getirilen konuşmaların sonrasında izleyicilerin soru-cevap kısmına geçildi.
”PARTİ BİR ÖZELEŞTİRİ SÜRECİ YAŞAMAK DURUMUNDA”
Programın soru-cevap kısmında katılımcılar, sorularını genelde Özgür Özel’e yöneltti. CHP Grup Başkanı Özgür Özel, soruları şöyle yanıtladı:
“Parti içi demokrasi oldukça mühim bir şey. Ben hiç bir anahtar listede olmadan, tek başıma en yüksek 5’inci oyu alarak parti meclisine girmiştim. Bana ‘listeyi deldiniz ne diyeceksiniz’ diye sordular, ben de ‘listeyi delmek ne biz aynı kumaştanız sonuçta, listede bir delik vardı ben oraya yama yaptım’ dedim. Grup Başkanvekili oldum, nerede bir sandık gördüysem hep girdim karşılığını gördüm. Nerede sandık yoksa nerede atama var ise orada bir münakaşa var. Üzüm üzüme baka baka hep kararmaz birtakım durumlarda de ağarır. Gitgide parti içi demokrasinin azaldığı, balans ve denetleme mekanizmalarının zayıfladığı süreçler yaşanıyor. Türkiye’de tüm partiler parti içi demokrasi açısından birbirine baka baka kararıyorlar. Bunu terk etmek lazım bu doğru bir şey değil. Özeleştiri yapmıyorsak gelişimin olmasını korumak için çaba sarfediyor olmak olası değil. Parti bir özeleştiri süreci yaşamak durumunda. Yapılmıyorsa bulunmasına temelden bir itirazım var. Çünkü ben bu yaşadığımız seçim kampanyasına en erken başlayan kişiyim. 4 sene süresince Türkiye’de 500’e yakın ilçede içerisinde 2019 mahalli tarzı de vardı. 41 ilde 247 aday tanıttım. 500’e yakın ilçede 1000’e yakın miting yaptım. Burada bir özeleştiri yapmak, hesap vermek ve bunun üstünden konuşmak ihtiyaç duyulan bir dönemdeyiz. Ben seçimin ilk turunda seçim gecesine kadar 500 ilçe 700 miting yaptım, 14-28 Mayıs arasında 31 miting yaptım toparlayalım diye. Seçimi kaybettiğimiz gece hiç bir şey hazırlamaya takatim yoktu.”
”ESAS ZİHNİYETİN DEĞİŞMESİ LAZIM”
Seçimin kaybedildiğini ve gereğinin yapılması icap ettiğini dile getiren Özel, şu lafları dile getirdi:
“Kaybettik gereğini yapmak lazım diye düşünüyordum. Ama özeleştiri meselesinde biraz noksan kalındığı, hiç bir şey yokmuş gibi davranmaya doğru gidildiğini görür görmez bunun bir parçası olmanın da bir maliyeti var. Seçimi kaybetmekten daha büyük bir eksiklik. Onun üstünden kendimce bir süreç yürütüyorum. Böyle süreç yürütenlerle konuşuyorum. Şöyle bir şey olsun istiyorum, bir değişiklik olsun fakat örneğin bu yalnızca genel başkan değişimi derseniz Kemal Beye ayıp etmiş olursunuz. Çünkü onun alın terini görmezden gelmemek lazım. Sadece Kemal Bey eski MYK üyesi arkadaşları değiştirirse Kemal Bey de onlara ayıp etmiş olur. Çünkü onları atayan da odur. Tüzük tartışmaları var. Sadece tüzüğü değiştirelim. Ön seçim vardı uygulanmadı daha katı hale getirelim. Onu yapalım fakat yazılı belgelere indirgemek de oldukça diğer kolaycılık olur. Birlikte yönetimde olduğumuz birtakım arkadaşlar tüzüğü değiştirelim her şey oldukça hoş olacak, 6 Eylül’e kadar bir görüş bildirelim, siz bildirin biz en iyisini yapacağız. Bu da doğru değil. 9 Eylül’e kadar yeni bir uygulama açıklayalım. Bizim mevcut programımız oldukça iyi uygulama fakat 2007’de kalmış bu program. Esas diğer bir mesele lazım, yönetenlerin yani genel başkanın, idare edici kadroların, yazılı evrakların, tüm mevzuatların fakat esas zihniyetin değişmesi lazım. Dünyadaki iyi örneklere bakmak lazım, kötülerinden ders çıkarmak lazım fakat çalışmak lazım. Birilerine benzeyerek bürokrasi yaparak olmuyor.”
”MASUM DEĞİLİZ HİÇBİRİMİZ”
Türkiye siyasetinin, tarihinin en büyük tehlikesiyle yüz yüze bulunduğunu korumak için çaba sarfeden CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “Bugün herkes herkesi eleştirebilir. Geldiğimiz nokta şu herkes için bu geceyi bitirmek suretiyle bir şarkı isteyecek olsam, Sezen Aksu’dan ‘Masum değiliz hiçbirimiz’ şarkısını isterim. Türkiye siyaseti, tarihinin en büyük tehlikesiyle karşı karşıyadır. O çekince şudur, yüzde 87’lik katılım oranını tekrar bulamayabiliriz. Seçmende bir romantik kopuş var. Bizim seçmenimiz hep kızar, kapıyı çarpar gider. En basit alkışın Mustafa Kemal Atatürk denilerek alındığı bir siyasal partinin bürokrasi üretme pratiğinde problem var. Sıkışınca Milli Mücadele’den, Atatürk’ten bahsederek alkış alarak ilerlenemez. Bambaşka bir şey konuşuyor olmak lazım. Bunda bir kolaycılık, birbirimizi kandırmak var” ifadelerini kullandı.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.