11 belediye Cumhur İttifakı yönetimine geçmeli
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, mahalli seçimler ile ilgili yapmış olduğu konuşmada, “Cumhur İttifakı’nın doğasına ve ruhuna muvafık hareket edip karşıcılık partilerinin yönetimindeki belediyelerin yürek yaralayan makus ve meyus hallerine son vermektir.” dedi.
Yerel seçimlerde Cumhur İttifakı ile devam edileceğinin mesajını da veren Bahçeli’nin açıklaması şu şekilde:
“Demokratik ve hukuk ilkeleri kapsamında aziz milletimizin takdir ve tercihiyle meydana getirilen 14 Mayıs ve 28 Mayıs Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerinin hitamında bir tarafta 28’nci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi tecelli etmiş, öteki tarafta da Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin teşekkülü sağlanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin mümeyyiz ve stratejik üstünlükleri mucibince bir haftayı bile bulmayan süre içerisinde kabine kurulmuş, bu suretle yasama-yürütme arasında ahenk tezahür ederek siyasal istikrar korunmuştur. Bu kapsamda Türk milleti, Cumhuriyet’in 100’ncü yıldönümünde önemli ve müessir bir kazanıma imza atmış, kutlu iradesiyle önümüzdeki beş senenin ve Türkiye Yüzyılı’nın yol haritasını belirlemiştir. Kaldı ki ülkemizi dibi zifiri karanlık uçurumlara çekmek için amaç, arayış ve istek içerisinde kıvranan çeşitli iç ve dış fesat yuvalarına fırsat verilmemiştir. Egemenliğin yegâne sahibi olan milletimiz istikbal ve bağımsızlık haklarına gölge düşürmediği gibi zillet ve hezimet siyasetine de talih tanımamıştır. Milli Mücadele yıllarının akıl ve ahlakının yanı sıra Cumhuriyet’in kuruluşuna refakat eden ruh ve duruş kuşkusuz Cumhur İttifakı’nda tecessüm ederek Türkiye’nin ilerleyiş ve yükseliş kararlılığını her cepheden desteklemiştir. Hiç şüphe yok ki, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde kazanan hem Türkiye hem de Türk milleti olmuştur. Bu mezkur ve müstesna kazanımın 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak seçimlere aynısıyla yansıması merkezi yönetimden mahalli yönetimlere uzanan hat süresince Türkiye’nin gücüne güç katacaktır. Maalesef karşıcılık partilerinin uhdesinde bulunan belediyeler en fena dönemlerini yaşamaktadır.
“YEREL YÖNETİMLERDE SINIFTA KALMIŞ VE DAĞILMIŞLARDIR”
Eser ve hizmet siyaseti yerine hamaset ve husumet siyaseti takip eden karşıcılık partileri mahalli yönetimlerde sınıfta kalmış ve dağılmışlardır. Türk milleti yürek yaralayan çarpık ve yozlaşmış böylesi bir tabloya katiyen zorunlu ve müstahak değildir. 31 Mart 2019 sonrası zillet ittifakı partilerinin yönetimine geçen belediyeler adeta Fetret Devri’ne mahkûmiyetle birlikte, bu belediyelerin hizmetle yükümlü oldukları şehirler ve bu şehirlerde mukim aziz yurttaşlarımız çaresizliğe ve ilgisizliğe terk edilmişlerdir. Emanet zayi olmuş, CHP’li ve öteki muhalif partili belediye başkanları üstlendikleri görevleri taammüden ihmalin yanı sıra, genel siyasetin bilinmeyen münakaşa ve polemiklerinin çıkmaz sokağına hapsetmişlerdir. Türk demokrasi ve bürokrasi tarihi, mahalli yönetimlerde orta derece bulan vaki ve vahim dağınıklığa, üstelik atalet ve acziyete bugüne dek hiç şahit olmamıştır. Zira etkileyici gerçekler ayan beyan karşımızdadır.
“HDP’NİN TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’YA YARDIM VE YATAKLIK DA SEFERBER ETTİĞİ BELEDİYELER MUTLAKA EL DEĞİŞTİRMELİ”
CHP ve HDP başta olmak suretiyle karşıcılık partilerinin yönetimi altında inim inim inleyen belediyelerin ulusal iradenin müdahalesiyle kurtarılması önümüzdeki en sıcak gündem mevzusu haline gelmiştir. Bilhassa İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Aydın, Muğla, Hatay, Eskişehir, Tekirdağ ve Mersin Büyükşehir Belediyeleri ile beraber HDP’nin terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık maksadıyla zehirleyip seferber etmiş olduğu belediyeler kesinlikle el değiştirmeli ve cumhurun yönetimine geçmelidir. Yerel yönetimlerdeki mevzi ve merkezkaç salgın son bulmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı mahalli yönetimlere çöreklenen bozguncu anlayışın ulusal güvenliği ve sosyal huzuru sarstığı kanaatindedir. Zillet ittifakı, içerisine yuvarlandığı kaosu ülke geneline taşımaya ve teşmil etmeye heveslenmekte, deyim yerindeyse ateşle oynamaktadır. CHP’nin iç bünyesini habis bir ur gibi saran anlaşmazlıkları örtbas etmek gayesiyle sivri ağızlı ve siğil akıllı idare edici ya da milletvekilleri eliyle toplumun titiz olduğu alanlarda provokasyona yeltenmesi dikkatle takip edilip tedbir katılması ihtiyaç duyulan bir tehdittir. Muğla Akbelen’de başta CHP Genel Başkanı olmak üzere, nöbetçi provokatörlerin günlerdir iç huzuru tahrip çabası gözümüzden kaçmamıştır. Günbegün eriyen bir partinin ve marjinal yedeklerinin Akbelen’den bir Gezi Parkı kalkışması çıkarmak için her alçaklığa tevessül ve girişim ettikleri açıktır. Ortak aklın sükûtuyla beraber sinerjisini ve bürokrasi dengesini kaybedip yoğun iç kargaşanın tutsağı haline düşen ve hatta kongresini dahi yapmaktan aciz olan CHP yönetiminin her hususta krize oynadığı görülmektedir. Muğla Akbelen’de FETÖ ve PKK iltisaklı kriminal tiplere fiil alanı açan, lafda çevreci örgütlere çanak tutan, yasa dışı sol gruplarla kol kola girip vaka çıkarmak için fırsat kollayan CHP yönetimi, siyasal komaya girmesine yol açan yüksek tansiyonu bir kanaldan Türkiye’ye yaymanın çabasındadır. CHP, feodal siyasal beyliklerini duyuru etmiş bir avuç hukuk tanımaz menfaatperestin kuşatması altındadır. Akbelen’de bir CHP’li milletvekilinin şerefli ve kahraman jandarmamıza eşkıya diye bağırıp tıpkı bir müstevli işbirlikçisi gibi koşarak peşine düşmesi utançla anımsanacak rezil görüntülere sahne olmuştur.
“GEZİ PARKI’NDA KONU AĞAÇ DEĞİLSE, AKBELEN’DE DE AĞAÇ OLMADIĞI KESİNDİR”
HDP’li bölücüler ne yapıyorsa aynısına CHP’li milletvekilleri de kalkışmıştır. Türk vatanında, Türk askerine düşmanca mukabele etmenin cezasız ve karşılıksız bırakılmaması, bu mebus müsveddesinin dokunulmazlığının kaldırılarak yargılanmasının önünün açılması demokrasi ve hukuk namusu adına bir mecburiyettir. Zillet ittifakı Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerinde yaşamış olduğu hüsranın sancısıyla ayar ve ölçülerini tamamiyle kaybetmiştir. Nasıl ki, Gezi Parkı’nda mevzu ağaç değilse, Akbelen’de de ağaç olmadığı kesindir. Muhalefet partileri sandıkta alamadıkları kararı sokakları karıştırarak, sosyal vakaları kaşıyarak, bir çatışma iklimi kurgulayarak kestirme yollardan almak istemekte, bu nedenden dolayı de provokasyon kuyruğuna girmekte bir mahzur görmemektedir. Takip edilen bu yol, yol değildir, sonu da, kararı da muhatapları adına yenilgi ve mahcubiyettir. CHP Genel Başkanı’nın etrafı çevrelenmiş, aleyhine olacak şekilde çember gittikçe daralmışken Akbelen’de boy göstermesi öteki bir sorumsuzluk ve şuursuzluk örneğidir. İstismar siyasetinin, inkar ve ihanet sarmalının ön kapısı olduğu gibi, bunun faillerine sağlayacağı bir fayda da yoktur.
“SUÇ VE SUÇLUYLA MÜCADELE KARARLILIKLA DEVAM EDECEK”
Esenyurt‘ta işlenen menfur bir katliam üstünden sosyal yapıya korku aşılayan, tedirginliği artıran, emniyet ve huzur ortamını karartmaya çalışanlar da siyasetten ve demokrasinden umudunu kesen zillet zihniyetinden başkası değildir. Suç ve suçluyla savaşım kararlılıkla devam edecek, bu süreçte hiç kimsenin gözünün yaşına da bakılmayacaktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci döneminde, bir insan hakkı olan huzur Türkiye’mize egemen olacaktır. Bu hususta muktedir irade ve müteyakkız itikat Cumhur İttifakı’nda ziyadesiyle havi ve hakimdir. Sabır, sükûnet ve suhuletle yurttaşlarımızın can ve mal güvenliği hassas muhafaza ve savunma edilecektir. Nitekim milletimiz müsterih olmalı, gönlünü de ferah tutmalıdır.
“ÇALIŞMALARIMIZ HIZ KESMEDEN DEVAM EDECEKTİR”
Milliyetçi Hareket Partisi, ekonomiden diplomasiye, sağlıktan spora, enerjiden ekonomiye, güvenlikten terörle mücadeleye, eğitimden sanata, sanayiden ulaştırmaya, özetlemek gerekirse derhal her alanda Türkiye’nin başarısı için merkezi yönetimle mahalli idare arasında siyasi, fikri ve hedef birlikteliğini bir zaruret kabul etmektedir. Bu maksatla da, 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak Mahalli İdareler Seçimlerine hazırlık süreci 24 Temmuz 2024 tarihinde başlatılmış, 1 Ağustos 2024 tarihinden itibaren de ülke sathına etaplar durumunda yayılması kararlaştırılmıştır. “2024’e Doğru, Diyar Diyar Anadolu” temasıyla çalışmalarımız hız kesmeden devam edecektir. Mahalli İdareler Seçim sürecinde kullanılacak görsellerimiz ülke çapında seçilmiş billboardlarda yurttaşlarımızın bilgisine sunulacaktır. Hedefimiz, “İstikrar ve Hizmet İçin, Uyumlu Yönetimle, Umutlu Geleceğe” ulaşmaktır.
Hedefimiz, “Merkezden Yerele, İstikrarı Bozmadan Umuda Doğru” yol almaktır. Hedefimiz, “Aklın Yolu Bir, Genelden Yerele Birlik, Ülkede Yönetimde Dirlik” oluşturmaktır. Hedefimiz, “Ayırmadan, Ayrışmadan Yerelde İktidar, Ülkede İstikrar” sağlamaktır. Hedefimiz, “Yönetimde İstikrar, Daha Güçlü İstikbal”dir. Hedefimiz, “Yeni Yüzyıl, Lider Türkiye, Üretken Belediye”dir. Hedefimiz, “Güçlü Yasama, Kararlı Yürütme, Uyumlu Belediye”dir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Mahalli İdareler Seçimlerinde takip edeceğimiz birinci stratejik hedefimiz; mevcut belediye başkanlıklarımızı muhafaza ederek bunun üstüne yenilerini ve hatta daha çoğunu eklemektir. İkinci stratejik hedefimiz; Cumhur İttifakı’nın doğasına ve ruhuna muvafık hareket edip karşıcılık partilerinin yönetimindeki belediyelerin yürek yaralayan makus ve meyus hallerine son vermektir. 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde elde edilmiş demokratik başarıyı mahalli yönetimlerde perçinlemek, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne ivmek vermek boynumuzun borcudur. Gayret bizden, tevfik Allah’tandır. Yerel yönetimlerin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birleşik ve tümleşik yapısı, merkezi yönetimle tek ses ve tek soluk oluşu Türkiye’mizin medeniyetler ve milletler mücadelesinde büyük bir kozu olacaktır. Milletimize olan güvenimiz ve inancımız tamdır. 14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta havlu atan karşıcılık partileri, 31 Mart 2024 tarihinde de kaybedecek ve Türkiye’nin ufkunu perdelemenin bedelini sandıkta ödeyeceklerdir. Emperyalizme kurşun asker olmanın dokunaklı ve ağır neticelerini tarihi geldiği zaman hepimiz görecektir.”
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.