Asala nedir? Asala şehit ettiği Türkler kimler?
Ermeni terör örgütlerinin 1970 ve 80’lerde düzenlemiş olduğu silahlı ve bombalı saldırılar kararı birden fazla Türk diplomatı ve yakını şehit olurken, bu kanlı devre Türk Dışişleri Bakanlığının da acı dolu tarihine geçti. Asala şehit etmiş olduğu Türkler kimler? Asala nedir?
ASALA NEDİR?
ASALA ya da tam ismi ile Ermenistan’ın Kurtuluşu için Ermeni Gizli Ordusu, 1975 ve 1994 yılları arasında, Türkiye dahil 16 değişik ülkede Türk ve öteki sivil, mülki ve diplomatik hedeflere karşı bombalı ve silahlı eylemlerde terör örgütüdür.
ASALA ŞEHİT ETTİĞİ TÜRKLER KİMLER?
ASALA ve JCAG diplomatları hedef haline getirdi
20 Ocak 1975’te Dünya Kiliseler Konseyinin Beyrut bürosuna yapmış olduğu bombalı saldırıyla ismini duyuran Ermeni terör örgütleri Ermenistan’ın Kurtuluşu için Ermeni Gizli Ordusu (ASALA) ve 1975’te Beyrut’ta Taşnaklar tarafınca kurulan Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları (JCAG), çoğu dış ilişkiler uzmanı ve yakınını şehit etti.
22 Ekim 1975’te Türkiye’nin Viyana Büyükelçiliğini basan terör örgütü üyeleri, Büyükelçi Daniş Tunalıgil’i çabalama masası başlangıcında şehit etti. Bu cinayetten iki gün sonra Ermeniler, Paris Büyükelçisi İsmail Erez’i ve şoförü Talip Yener’i makam arabası içerisinde kurşun yağmuruna tuttu.
Bu büyük kayıpların sonrasında Ermeni terör örgütlerinin saldırıları 1970’li yıllarda diplomatları ve yakınlarını hedef almaya devam etti. Beyrut Büyükelçiliği Başkatibi Oktar Cirit (1976), Vatikan Büyükelçisi Taha Carım (1977), Madrid Büyükelçisi Zeki Kuneralp’in eşi Necla Kuneralp (1978), Emekli Büyükelçi Beşir Balcıoğlu (Madrid.1978), Lahey Büyükelçisi Özdemir Benler’in oğlu Ahmet Benler (1979), Paris Turizm Müşaviri Yılmaz Çolpan (1979) Ermeni terörünün kurbanları oldu.
1980’li yıllarda ise Ermeni teröristlerin saldırıları hızla artış gösterdi. Teröristler, bu zamanda Atina Büyükelçiliği İdari Ataşesi Galip Özmen ve kızı Neslihan Özmen (1980), Sydney Başkonsolosu Şarık Arıyak (1980), Sydney Başkonsolosluğu Güvenlik Ataşesi Engin Sever (1980), Paris Çalışma Ataşesi Reşat Moralı (1981), Paris Din görevlisi Tecelli Arı (1981), Cenevre Başkonsolosluğu Sözleşmeli Sekreteri Mehmet Savaş Yergüz (1981), Paris Başkonsolosluğu Güvenlik Ataşesi Cemal Özen (1981), Los Angeles Başkonsolosu Kemal Arıkan (1982), Boston Fahri Başkonsolosu Orhan Gündüz (1982), Lizbon Büyükelçiliği İdari Ataşesi Erkut Akbay ve eşi Nadide Akbay(1982), Ottawa Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Hava Kurmay Albay Attila Altıkat (1982), Burgaz Başkonsolosluğu İdari Ataşesi Bora Süelkan (1982), Belgrad Büyükelçisi Galip Balkar (1983), Brüksel Büyükelçiliği İdari Ataşesi Dursun Aksoy (1983), Lizbon Büyükelçiliği Maslahatgüzarının eşi Yurtsev Mıhçıoğlu (1983), Tahran Büyükelçiliği Sekreterinin eşi Işık Yönder (1984), Viyana Büyükelçiliği Çalışma Müşaviri Vekili Erdoğan Özen (1984), Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi Uluslararası Memur Direktör Yardımcısı Enver Ergun’u (1984) şehit etti.
“Şehit Diplomatlarımız” isimli kitabın yazarı Emekli Büyükelçi Dr. Bilal N. Şimşir, bu devri şu şekilde anlatıyor: “1970’li ve 1980’li yıllarda uçaklar, dünyanın dört bucağından Türkiye’ye şehit dış ilişkiler uzmanı cenazeleri taşıyıp durdular. Yurt dışına bavulla giden Türk diplomatları tabutlar içerisinde döndüler. Onlar, bizim meslektaşlarımızdı. O tabutların içerisinde biz de olabilirdik. Onlar da bugün yaşıyor olabilirlerdi.”
“Türkiye’yi kendini savunamaz hale getirmek istediler”
Ermeni terörü ile ilgili çalışmalar yürüten Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Analisti Hazel Çağan Elbir, AA muhabirine yapmış olduğu açıklamada, Türkiye’nin uzun seneler süresince internasyonal terörden maksimum ziyan olan ülkelerden biri bulunduğunun altını çizdi.
Elbir, 1973’te Los Angeles, Santa Barbara’da Baydar ve Demir’in terörist Gourken Yankian tarafınca şehit edilmelerinin başta münferit bir vaka olarak algılandığını, internasyonal kamuoyunun bu saldırının üstünde fazla durmadığına dikkati çekti.
Bu dönemde ASALA’nın hemen hemen varlığını duyuru etmiş bir terör örgütü olmadığını anlatım eden Elbir, ASALA ve JCAG olarak malum terör örgütlerinin, 22 Ekim 1975 tarihinde Viyana Büyükelçisi Tunalıgil ve 24 Ekim 1975 tarihinde Paris Büyükelçisi Erez ve şoförü Yener’in şehit edilmesiyle ismini duyurmaya başladığını kaydetti.
Elbir, ASALA ve JCAG’ın, aşırı milliyetçi Ermenilerin lafda soykırım tezleri temelinde oluşmuş, Ermeni diasporası ve Taşnaklar tarafınca finanse edilen iki terör örgütü bulunduğunu belirterek “Böylece tazminat, toprak ve tanıma olarak adlandırılan ‘3T’ ile Türkiye’yi sıkıştırmak amaçlanmıştı. İnançlarına göre, Türkiye lafda soykırımı kabul ederse tazminat ödemesinin yolu açılacak, böylelikle Türkiye’den istek ettikleri toprağa basitçe kavuşacak, diasporalarını kuvvetli tutan devletlerin de buna bağlı olarak lafda soykırımı tanıması sağlanmış olacaktı. Amaçları, deposu belli olmayan, çarpıtılmış belgelerle lafda ilmi kitaplarla dünya kamuoyunu meşgul etmekti.” ifadelerini kullandı.
ASALA’nın 1983 yılında, Orly Havaalanı’nda düzenlemiş olduğu saldırıda dört Fransız, iki Türk, bir Amerikalı ve bir İsveçli olmak suretiyle sekiz kişinin yaşamını kaybetmesinden sonra hızla güç kaybettiğini belirten Elbir, terör örgütünün daha sonra da eylemsiz bir sürece girmiş olduğu değerlendirmesinde bulundu.
PKK-ASALA iş donanması Azerbaycan-Ermenistan çatışma hattında yeniden boy gösterdi
1980’li yıllarda yakın iş donanması yürüten PKK-ASALA terör örgütlerinin ismi yakın dönemde yeniden beraber anılmaya başlandı.
Elbir, “Bugün Azerbaycan-Ermenistan çatışmalarında PKK-ASALA iş donanması olduğuna dair bilgiler bulunuyor. Bu detayları Azerbaycan Büyükelçisi Hazar İbrahim katılmış olduğu bir tv programında aleni bir halde anlatım etmişti. Son şeklinde de birkaç gün ilkin eski ASALA teröristi Gilbert Minassian’ın Fransa’dan tarifeli uçakla Ermenistan’a, sonra da Karabağ’a Ermenistan saflarında savaşmak için gittiğini Fransız gazetesi ‘Liberation’ gazetesi duyuru etti. Artık basının bile açıkça yazdığı bir durum.” bilgisini paylaştı.
Bunun zaten muazzam bir vaziyet olmadığını değerlendiren Elbir, PKK-ASALA iş birliğinin 2016 senesinde amme erişimine oluşturulan CIA belgelerinde de yer aldığını anımsattı.

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.