Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması (3)

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) hazırladığı Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2022 Araştırması’na göre, en büyük 500 endüstri kuruluşunun istihdamı geçen sene 2021’e göre yüzde 4,1 artarak 800 bin şahsa ulaştı.

İSO 500 içerisinde halka aleni kuruluşlar sayısı ise 73 adetle bugüne kadarki en yüksek düzeyine çıktı.

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2022 Araştırması’nın neticelerini açıklayan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, en büyük 500’ün istihdamının 2022’de yüzde 4,1 artarak aşağı yukarı 800 bin şahsa ulaştığını, aynı yılda ödenen maaş ve ücretlerdeki yükselişin de yüzde 86 civarında gerçekleştiğini kaydetti.

Sermayenin tabana yayılması ve bilhassa endüstri kuruluşlarının kaliteli finansal kaynağa erişimi açısından şirketlerin halka açılmalarının mühim bulunduğunu vurgulayan Bahçıvan, laflarını şu şekilde sürdürdü:

“Son yıllarda bu yönde şirketlerin olabildiğince hevesli olduklarını görüyoruz. Bu eğilim, İSO 500 verilerine de yansımış bulunuyor. İSO 500 içerisinde halka aleni kuruluşların sayısı, 2017-2021 döneminde 65-69 bandında seyrettikten sonra 2022’de 8 tane artarak 73’e yükseldi. Böylece İSO 500 içerisinde halka aleni kuruluşlar sayısı bugüne kadarki en yüksek düzeyine ulaştı. Sanayi şirketlerimizin halka açılmaya olan ilgisinin 2023’te de sürdüğünü görüyoruz ve bu süreci endüstri firmalarımızın ana para piyasası araçlarını daha çok kullanımı açısından müspet buluyoruz.”

Anadolu lehine değişiklik sürüyor

Erdal Bahçıvan, İSO 500’de yer edinen kuruluşların bağlı olduğu odaların Anadolu lehine değişmeye devam ettiğini belirterek, “Son yıllarda sayısal olarak düşüş eğiliminde bulunmasına rağmen en büyük hisse 152 firmayla halen İSO’ya ait. İstanbul’u, 40 kuruluşla Kocaeli Sanayi Odası izliyor. Bu odalarımızın sonrasında Ankara Sanayi Odası 39, Ege Bölgesi Sanayi Odası 38 kuruluşla sıralamada yer alıyor. Sonrasında 28 kuruluşla Gaziantep Sanayi Odası, 17 kuruluşla Kayseri Sanayi Odası ve 15 kuruluşla Bursa Ticaret ve Sanayi Odası geliyor.” dedi.

Bahçıvan, 2022’de üretimden satışlara göre en yüksek paya haiz sektörün yüzde 23,4 ile ana metaller ve makine imalatı sanayinin olduğunu, bu sektörü, yüzde 23,3 ile kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ürünlerinin, yüzde 14 ile kara, deniz taşıtları ve yan sanayinin izlediğini bildirdi.

Bahçıvan, “2022’ye ait İSO 500 sonuçları, Türk sanayisinin sıkıntılı bir yılı kuvvetli bir performansla tamamladığının bir kanıtı niteliğindedir. Zira endüstri devlerimizin çoğu temel göstergede hafife alınmayacak iyileşmelere imza attığı görülüyor.” diye konuştu.

2023 için beklentiler aynı iyimserlikte değil

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, küresel ve mahalli ölçekteki çoğu makro göstergenin ve gelişimin 2023’ün sanayicilere çok daha sıkıntılı koşullar sunduğunu gösterdiğini aktararak, “Bu sürecin etkilerini gelecek sene açıklayacağımız sonuçlarda görmemiz muazzam olmayacaktır. Çünkü küresel ekonomide sıkılaşan para politikalarının etkilerini gecikmeli olarak görmeye başladık. Nitekim gerek dünya üretiminin seyri gerekse Avro Bölgesi, Amerika ve İngiltere gibi ana ihracat pazarlarımıza dair beklentiler, 2023’te daha düşük gelişme temposuna işaret ediyor.” ifadelerini kullandı.

Farklı araştırmalar ile İSO Türkiye İmalat PMI gibi çalışmaların geleceğe dair iyimserliği sınırlandırdığını anlatım eden Bahçıvan, faizlerdeki artışlara değindi.

İhracatın geriye çekilmiş olduğu bir dönemde endüstri üretimini destekleyen kuvvetli iç talebin de bir miktar kilo vermesinin kaçınılmaz bulunduğunu vurgulayan Bahçıvan, “Faiz artırım sürecinin bir diğer çıktısı ise etkilerini bir süredir görmeye başladığımız üzere, sanayicimizin finansman maliyetlerindeki bariz artış olacak. Tekrar etmek gerek görülürse bütün bu unsurların 2023 İSO 500 inceleme sonuçlarında satış performansı, finansman maliyetleri, ihracat ve kaynak yapısı gibi göstergelere negatif yansıması şaşırtmayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

İSO 500 verilerini, “sanayicilerin Türkiye’nin geleceğine olan inancının bir göstergesi” şeklinde de kabul etmeleri icap ettiğini belirten Bahçıvan, “Bu inancın ve azmin azalmadan devam edebilmesi için sanayicimizin, üretim hayatımızın en büyük ihtiyacı; finansal istikrardır. Bu bağlamda, her fırsatta bahsettiğimiz sürdürülebilir ve kalifiye gelişme için lüzumlu olan finansal istikrarın tekrardan tesisi doğrultusunda iktisat yönetimi tarafınca atılan adımları mühim buluyoruz.” diye konuştu.

Bahçıvan, üstünde itinalı bir çabalama yapılarak kısa süre ilkin açıklanan Orta Vadeli Program’ı çok önemsediklerini, bu programın başarısının ülkenin uzun süredir gereksinim duyduğu dış kaynak akışını da sağlayacağına inandıklarını vurguladı.

“Karlılık ve ücretler arasındaki makas yeni yılla beraber kapandı”

Toplantının sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçıvan, verilere göre karlılıkların yeteri kadar ücretlere yansımadığının görüldüğüne dair bir yorum üzerine, karlılığın ücretlere de yansıdığını fakat bu tablonun aralık itibarıyla sona ermesi sebebiyle ocakta meydana getirilen zamların kapsam dışı kaldığını, bu nedenden dolayı karlılık ile ücretler arasındaki makasın aleni göründüğünü söyledi.

Bahçıvan, “2023’e geçerken ücretlerde meydana getirilen bir artış var. Bu tabloya 12 aylık değil de 15-16 aylık baktığımızda, o sayı bu tabloda olduğu gibi çalışanlarımız açısından negatif gözükmeyecek. Çalışanlarımızın 2023 başlangıcında almış olduğu artışla makasın mühim seviyede kapandığını düşünüyorum.” diye konuştu.

Bahçıvan’dan yabancı çalışan değerlendirmesi

Erdal Bahçıvan, mültecilerin istihdamının sanayiciler açısından önemine dair bir soru üzerine, Türkiye’nin üretimine nitelik, akıl ve kıymet katacak yerli ya da yabancı her insana gereksinim bulunduğunu vurguladı.

“Ancak yalnızca ve yalnızca mahiyet getirmeden emeğe dönük boyutuyla yabancıların ülke ekonomisine ve üretimine yardımcı katma noktasına bakacak olursak bu bizi maalesef sonu olmayan bir yolculuğa doğru götürür” diyen Bahçıvan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye’nin yalnızca emekten rekabet gücü yaratma adına sosyolojik ve demografik yapısını sıkıntıya sokacak, tehdit dibine alacak olan bir nüfuslaşma yapısına İSO olarak karşı olduğumuzu, net bir halde karşı olduğumuzu söylemek istiyorum. Böylesine bir gidişatın bizi sonu olmayan bir dehlize götürme riski var. Sadece ve yalnızca emeğe dayalı bir rekabet unsuru olarak biz sanayideki istihdamın önünü sınırsız bir halde açarsak yarınki nesillerimize vereceğimiz sosyal problem adına bizi mühim oranda yük altında bırakır. Ancak tekrardan söylüyorum; değer, birikim ve deneyim kazandıracak boyutta seçilmiş bir iş gücünün yabancılarla da desteklenmesi noktasında asla itirazımız yok. Bunun ölçüsünü kaçırma noktasında hiçbirimiz sorumluluk alamayız.”

“Uzun vadeli borç bulamama gerçeğiyle karşı karşıyayız”

Erdal Bahçıvan, uzun vadeli borçlanmada karşılaşılan sorunlara dair bir soru üzerine, “Yatırıma dönük uzun vadeli kredilerin düşük bulunduğunu esasen uzun vadeli yatırım borçlarının oransal artışının düşük olduğundan görüyoruz. Arzu ederdik ki geçen sene uygulanan politika; birazcık daha kalkınma ve yatırım amaçlı krediler noktasında kuvvetli bir yardımcı olması, uzun vadeli yatırımlar konusu ile ilgili yardımcı sağlanmasıydı. Ancak bunun yeteri kadar gerçekleşmediğini görüyoruz. Uzun vadeli borçların önemi çok net. Geçen yıldan bu yıla geldiğimizde firmalarımızın uzun vadeli borç kaynaklarını bulamadığı gerçeğiyle karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı.

Bahçıvan, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilden birden fazla endüstri kuruluşunun İSO 500 Büyük sıralaması içerisinde her sene yer aldığını hatırlatarak, “2021 listemizde bu sayı 72’ydi. 2022 senesinde ise bu sayının 66 bulunduğunu görüyoruz.” dedi.

(Bitti)

Bir yanıt yazın

antalya masaj salonu antalya escort alanya escort
antalya masaj salonu kayseri escort kayseri escort alanya escort