AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ: LGBT’yi toplumuna sokmayan milletler ayakta kalacak milletler olacaktır

Haber Global ekranlarında gösterilen Buket Aydın ile Yüz Yüze’nin konuğu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ oldu. Canlı yayında Aydın’ın sorularını yanıtlayan Dağ, “Emperyalizmin LGBTİ üstünden toplumları dönüştürme çabasında bulunduğunu görüyoruz. Bu toplumsal bir terörizmdir. Bunu toplumumuzun içerisine koymayacağız. Bunu toplumuna sokmayan milletler, ayakta duracak milletler olacaktır” dedi.
Hamza Dağ’ın açıklamaları şöyle:
-Seçim neticeleri bizim açımızdan saadet verici. Milletimize teşekkür ediyoruz. Meclis ayrı, Cumhurbaşkanlığı ayrı gibi tablo çizenler vardı, muhalefetin kampanya döneminde olmasından değişik gösterme gibi durumları oldu.
-Kendi açımızdan değerlendirme yapıyoruz, 2018 ile bugünün bir değerlendirmesini yapıyoruz. Bu seçimde Cumhur İttifakı 49,5 aldı, ilk turdu. Bu, 4 puanlık oy Millet İttifakı’nda mı toplanmış, hayır. 2018’den sonrasında kurulan ve her iki ittifakta da olmayan partilere oylar gitmiş. Biz kendi durumumuzu masaya yatırıyoruz, mahalli seçimlere hazırlanıyoruz.
-Deprem bölgesindeki yurttaşlarımız buna hoş bir yanıt verdi. İkinci turda Erdoğan’ın önde çıkması bunun en büyük cevabı. Deprem bölgesinde oylarımız daha fazla arttı. Bu olanlar 85 milyonu rahatsız etmiş olduğu gibi onları da rahatsız etti. Bu söylemlerde bulunanlara sanatçı denilmez, bunlar ünlü. Bir dizide oynamak sizi sanatçı yapmaz, yalnızca bir ajansın parlattığı şahıs olursunuz.
-Deniz Zeyrek diyor ki CHP içerisinde troller var. Günaydın kardeşim biz bunu 2 senedir söylüyoruz. Troller, tetikçi gazeteciler var. İşin doğrusuna bakmıyorlar, bir şey bulunca üstüne gidelim diyorlar. FETÖ, PKK yandaşları hesaplar hepsi bir araya gelip linç ediyor. Ben şahsen yaşadım. Masadan kalktığı an Sayın Akşener de yaşadı. İnce yaşadı, Sinan Oğan yaşadı. Şimdi de benzerini bir öbek Kılıçdaroğlu’na bir öbek da İmamoğlu’na yapıyor.
-Hiçbir vakit burada olmamazlık yapmayacağız. Herkes yankı odasında birbirine bu hitaplar, hatta Twitter’dan yapalım, Twitter bir maç gibi fakat maçtan çıktığınızda hepimiz takımında kalıyor. Orada bir siyasi görüş değişiklik yapmak olabilir fakat karşı karşıya olduğu gibi olmuyor.
Yasal düzenleme yaptık, dezenformasyonla savaşım mevzusundaki düzenleme kısmen işimizi gördü. Muhalefetin dediği gibi burası her vakit her şeyi söyleyeceğimiz bir yer olmamalı o vakit bizim özgürlüğümüz ne olacak.
-Akşener ve Kılıçdaroğlu istediğinizi söyleyeceksiniz dediler fakat bizlere hakaret ettiler diye maksimum müracaat yapan siyasetçiler Akşener ve Kılıçdaroğlu. Bu alanda tedbirler almak bizim vazifemizdir.
-Belediye başkanlarımız halktan gelen tepkileri dikkate almak zorunda. Bunlar da karşılıksız kalmamalı. Siyasal bedeli olduğu gibi bunların da bedeli olması lazım. Ben yaptım, yanıma kar duracak dememeli kimse. Başkanlarımız da gelen tepkileri göz önüne alarak bunu değerlendirecek.
-Cumhurbaşkanımız en başından beri LGBTİ biz olduğumuz sürece bu ülkeye sokmayacağız dedi. Bu hususta gram tavizimiz yok. Yasal olarak yürüyüş yapılacak bölgeler belli fakat bu alandaki duruşumuz belli. HDP net destekliyor, onu da milletimize yakınma etmek bizim görevimiz. HDP tabanında verilen bu yardımcı mutlaka yok. HDP’nin tavrı net fakat parti LGBT’yi maksimum destekleyen parti. Bu yapı, toplumların emperyal dönüşümlerindeki bu dönemdeki yansımasıdır.
-Bu hususta katılması ihtiyaç duyulan her önlem, bizim masamızın üzerindedir. Bu platformlardan vatandaşların faydalanmış olduğu diğer hususlar vardır fakat LGBTİ’yi bu topluma sokmamak için çoğu önlem bizim masamızda. Başkaca oradan izleyen, takip edenler olabilir, yöntem olarak engellenmeyecek şekilde çalışmalarımız olacak. Nereye kadar kısıtlayabiliriz ona bakacağız. Sınırsız hürriyet diye bir şey yoktur.

-Her seçime hazırız. 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanımız, otobüs üstünden mahalli seçime hazırlanın dedi. Bu, büyük bir liderlik. O gün, ben genel merkezdeydim, bir arkadaşımızla seçim neticeleri belli olunca bir iki hususta emirini almamız lazımdı. Bize bile bunu verdi. Büyük bir liderimiz var, kendisi de yorulmuyor. Rehavet yok, zafer sarhoşluğu yok. MYK’da strateji kadrosu de belirlendi. Toplantı yapıldı, adım adım ve il il çalışarak bu seçimlere hazırlanacağız. Ankara, İstanbul, İzmir diye bakınca, milletimiz İstanbul’da part time çalışan, İzmir’de şovmen, Ankara’da da işi gücü reklam olan belediye başkanından kurtulacak.
-Bunun muhasebesi yapılmış oldu ki 2023 seçimleri geldi. Ankara, İzmir ve İstanbul belediye başkanları vaatlerinin ne kadarını gerçekleştirdi? Yüzde 5’i geçmiyor. Kılıçdaroğlu’nun verdiği vaatlerin tahakkuk oranı, bizim verdiklerimiz. Kim gerçekler üstünden konuşuyor, kim bu tarz şeyleri yapıyor sorun bu.
-Kılıçdaroğlu söylüyor fakat yurttaş gerçekleştiremeyeceğini biliyor. Belki yaparsınız dedi yurttaş fakat hiçbirini yapmadılar, bu tarz şeyleri bu seçimlerde daha fazla konuşacağız. Vaatlerin ne kadarı gerçeklemiş 11 ilde vatandaşla bunu paylaşacağız. Çok da gülünç olacak durumlar çıkacak. Çoğu başkan bunların yanıtını veremeyecek. Karne önünüze gelecek.
-Yerel seçimlerdeki adaylarımızı ‘yıpranmasın’ diye açıklamıyoruz. Bu bir espri, daha vaktimiz var, ne vakit ne yapacağımızı iyi biliyoruz, tecrübeliyiz. Parti içerisinde yetişmiş oldukça kadro var. Ben 2004 seçimlerinde bir ilçede çalıştım fakat 2006’dan beri kurumsalda her alanda bulunmuşuz. Dolayısıyla bu partinin kendi kurumsal hafızası da var. Kendi kadroları da bunu yaşamış, ne yapacağımızı iyi biliyoruz. 31 Mart’ta iyi bir sonuç alacağız.
-İBB ve ABB Başkanları millete yalan söyledi. Özellikle her insanın açıklamasına dikkat etmesi ihtiyaç duyulan bir gece. Biz yine, o günü Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, iletişimi de kuvvetli ve doğru vatandaşla paylaşarak yönetmeye çaba ettik. 13. Cumhurbaşkanı adına konuşuyoruz, aramızda kalsın kazanıyoruz sözleri kabul edilebilir değil.
-Seçimden sonrasında değişiklik diyenler, seçimleri yalnızca Kılıçdaroğlu kaybetmedi. İmamoğlu ile Yavaş da kaybetti. İç Anadolu’da, Karadeniz’de de Erdoğan önde. Birlikte kaybettiniz. Hepiniz kaybettiniz. Cumhurbaşkanımızın bir sözü vardı, Ahmet Kaya’ya bir saygınlık suikastı yapıldığı zaman, hepiniz oradaydınız diye, siz de hepiniz oradaydınız. Masaya dönmeyecektiniz o vakit geriye. Tarih yazamadınız, tarih olacaksınız.

-Onların öbek kurması gibi gündemimiz yok. Anayasa değişikliğinde referanduma gitmesi 360 gitmeden olması için de 400 vekil lazım, bu da muhalif grupların desteğini de gerektiren bir durum. Başörtüsü ve aile mevzusundaki değişiklik devam ediyor.
-Genel af gibi bir gündemimiz mutlaka yok.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.