Sevgilisini fare zehriyle öldürüp, battaniyeye sarıp araziye atmıştı! Katilin cezası belli oldu
Olay, geçen sene 11 Eylül’de, Pamukkale ilçesi Cumhuriyet Mahallesi 1968 Sokak’ta yol kenarındaki boş arazide meydana geldi. Battaniye içerisindeki kadının hareketsiz yattığını görenler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla bölgeye polis ve sıhhat ekipleri sevk edildi. Sağlıkçılar, Afganistan uyruklu Nadia Noori’nin öldüğünü belirledi. Polis, battaniye sarılı halde, elleri ve ayakları plastik kelepçeyle bağlanmış Noori’nin ölü bedeninin bulunmuş olduğu yeri geniş çaplı inceledi.
Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu’nun morgunda meydana getirilen otopside Noori’nin zehirlenerek öldürülmüş olduğu saptandı. Cinayet bürosu ekipleri, İstiklal Mahallesi’nde yaşadığını belirlediği Noori’nin, evinde Afganistan uyruklu sevgilisi Sabour Sakhizadeh tarafınca yemeğine sıçan zehri katılarak öldürüldüğünü belirleme etti. Tartışma sonrası Noori’nin, sevgilisi tarafınca öldürüldüğü, ölü bedeninin elleri koli bandı, ayakları plastik kelepçeyle bağlanıp battaniye sarıldıktan sonra ‘çekçek’ olarak malum 2 tekerlekli el otomobiline konup, 2 kilometre götürüldükten sonra araziye atılmış olduğu belirlendi. Gözaltına alınan katliam şüphelisi Sakhizadeh, emniyetteki işlemlerinin sonrasında sevk edildiğini adliyede tutuklandı.
NOORI İLE 2 YILDIR BİRLİKTE YAŞIYORLARMIŞ
Polisteki ifadesinde, sevgilisini kıskançlık yüzünden öldürdüğünü itiraf eden Sakhizadeh, 2017’de ablasını annesi, eniştesini ise babası gibi gösterip, onlarla Türkiye’ye giriş yaptığını, bir müddet sonra yabancı hüviyet belgesi aldığını söyledi. Sakhizadeh, 2 sene ilkin Manisa’da evli ve 3 evladı olan Noori ile toplumsal medyadan tanıştığını, Noori’nin çocuklarını ve sertlik görmüş olduğu eşini terk edip yanına gelmesinden sonra beraber yaşamaya başladıklarını söyledi.
‘YANINA YATIP BİR SÜRE AĞLADIM’
Noori’nin kendisini aldattığı için tartıştıklarını ileri devam eden Sakhizadeh, “Ben ona bu yüzden tartıştığımızda ‘Birlikte intihar edeceğiz’ diyordum. Olay günü sıçan zehirli pilav yaptım. Ben azca yedim o ise pilavı bitirmiş. Bir süre sonra yatakta soluk almadığını gördüm. Ağzından kan geliyordu. Yanına yatıp bir müddet ağladım. Daha sonra kardeşimi arayarak Nadia’yı zehirleyerek öldürdüğümü söyleyip, gelmesini istedim. Kardeşim gelene kadar basit taşımak amacıyla ellerini koli bandıyla, ayaklarını da plastik kelepçeyle bağlayıp, battaniye sardım. Çuvalın içerisine koyup, yaşadığım evden kardeşimle beraber sürükleyerek çıkardım. Nadia’nın tüm giysilerini de çuvala koydum. Bizi bu sırada kimse görmedi. Cesedi sürüklerken, merdivenden indirdiğim için sesler çıkıyordu; yavaş hareket ettim. Kimse duymadı. İki tekerlekli hurda toplanan el otomobiline koyduktan sonra gidip yol kenarına bıraktık. Olaydan kaynaklı oldukça pişmanım” dedi.
Ağabeyine ölü bedeni taşımasında yardımcı olan N.K.’ye ise ‘suça sürüklenen çocuk’ kapsamında prosedür yapıldı. Soruşturmanın sonrasında Sakhizadeh ile ilgili ‘Kadını tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış hapis istemiyle, suça sürüklenen çocuk N.K. ile ilgili da ‘Suç delillerini gizlemekten’ 2 yıla kadar hapis istemiyle Denizli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

POLİSTEKİ İFADESİNDE CİNAYETİ KABUL ETTİ, MAHKEMEDE ‘İNTİHAR’ DEDİ
Davanın bugün Denizli 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 4’üncü duruşması görüldü. Duruşmaya sanıklar Sabour Sakhizadeh ve kardeşi N.K. katıldı. Duruşmayı sanık Sakhizadeh’in yakınları da duruşmayı izledi. Duruşmada savcılık, ‘Kadına karşı tasarlayarak öldürme’ suçlamasıyla sanığın ağır tahrik ve iyi hal indirimlerinden faydalanmaksızın, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını yönünde mütalaa verdi.
Sanık Sakhizadeh, son savunmasında, sevgilisinin intihar ettiğini anlatım ederek, “Ben bir şey yapmadım. Daha ilkin 3 kez Afganistan’da 1 kez de Türkiye’de intihar girişiminde bulunmuş. Midesi yıkanarak kurtulmuş. Canımdan oldukça sevdiğim kişiyi iyi mi öldüreyim? Ona her şeyimi verdim. Bana daha ilkin evli bulunduğunu söylememişti. Yaşı konusu ile ilgili da bana yalan söylemiş. Eski eşi arayınca başından 1 evlilik geçtiğini ve 3 evladı bulunduğunu öğrendim. Ailem ayrılmamı istedi. Gözüm kör olmuştu, bırakmak istemedim” diye konuştu.
‘DEMİR TAŞIDIĞIMI SANIYORDUM’
Cesedi taşımakta yardım etmekle suçlanan N.K. ise savunmasında; “Benim suçum yok. Demir taşıdığımı sanıyordum. Sarılı haldeydi, içerisinde ceset bulunduğunu bilmiyordum. Bana ‘Demir var depoya götüreceğiz’ denildi. Paraya ihtiyacım vardı, gidip yardım ettim” dedi.
Mahkeme heyeti, verilen kısa aranın sonrasında kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, N.K. ile ilgili ‘Suçu gizleme’ suçundan ilkin 2 sene hapis cezası verdi. Ardından sanığın yaşlarının ufak olması sebebiyle cezası yarı miktarda düşürülüp, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Diğer sanık Sakhizadeh ise ‘Kadını tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan, ağır tahrik ve iyi hal indirimleri uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.