Türkiye’nin Avrupa Birliği ve vize serbestisi yolu! Üst üste kritik açıklamalar!

ÖZEL HABER: YASİN ŞAHİN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç’in NATO’ya üyeliğine dair ön koşul olarak Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecini işaret etmişti. Erdoğan, “Bize verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Önce Avrupa Birliği’nde Türkiye’nin önünü açın biz de İsveç’in önünü açalım” açıklaması yapmıştı. Erdoğan, Türkiye’nin NATO’nun aleni kapı politikasını her vakit desteklediğini söyleyerek “Zirvede, Türkiye’ye yönelik yaptırım ve engelleme tatbik eden müttefiklere bu yanlıştan hızlıca dönmeleri çağrımızı tekrarlayacağım’’ açıklaması yaparak AB üyeliği hakkında uzun zamandır buzdolabında olan süreci tekrardan hareketlendirmişti.

VİZE SERBESTİSİ AÇIKLAMASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan sürece ilişkin, “Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecimizin tekrardan canlandırılması noktasında müspet bir düşünce hâkim. Türk ekonomisine çarpan tesir meydana getirecek Gümrük Birliği’nin güncellenmesi müzakerelerini de hızlandıracağız. Vize serbestisinde de mesafe alacağımıza inanıyorum” açıklaması yapmıştı.

erd.jpg

VİZE SERBESTİSİNDE 72 KRİTERİN 66’SI HAYATA GEÇTİ

Türkiye’nin vize serbestisi konusunun tarihçesine bakmak için 2016 senesinde kadar gitmek gerekiyor. 2016 yılında, Suriye’deki iç savaşın kararı olarak yaşanmış olan yoğun göç dalgasının ardından, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerde bir müddet belli bir ivme ele geçirilmiş ve meydana getirilen zirvelerde vize serbestisi de mühim maddelerden biri olarak ele alınmıştı.

Türkiye o devre vize serbestisi için lüzumlu 72 kriterden 66’sını hayata geçirmişti.

Buna göre vize serbestisi için Türkiye’nin geri kalan altı ölçütü de tamamlaması gerekiyor.

KALAN 6 KRİTER NASIL TAMAMLANIR?

Vize serbestisi için istenen 72 kriterden kalan 6’sının da tamamlanması süreçle alakalı Türkiye’nin elini ciddi olarak güçlendirebilir. Türkiye’nin Jeopolitik önemini çok iyi kullanarak yönetmekte olduğu Ukrayna- Rusya görüşmeleri, Tahıl Koridoru gibi adımlar vasıtası ile Avrupa’da ve dünyada Türkiye’nin önemini daha net ortaya çıkardı. Türkiye’nin tamamlaması ihtiyaç duyulan 6 koşul ne ve bu kriterler iyi mi hayata geçirilir?

ad.jpg

Terörle savaşım yasası: Müzakerelerde karşımıza çıkan en çetin başlıklardan biri terörle savaşım yasası. Brüksel; ‘organize kabahat ve terör’ tanımının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve AB standartlarında “kişi güvenliği ve özgürlüğü, adil yargılanma hakkı, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü ile ahenkli hale getirilmesini istek ediyor.

Yolsuzlukla mücadele: AB’nin yolsuzlukla savaşım için bir fiil planı ve bunu takip edecek bir kurum kurulması talebi. Avrupa Konseyi’nin Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu’nun (GRECO) tavsiyeleri doğrultusunda yolsuzlukla savaşım için düzenlemeler gerekiyor.

EUROPOL ile iş birliği: Avrupa Polis Teşkilatı (EUROPOL) ile işbirliği, şahsi verilerin korunması yasasında yeni düzenleme.

Kişisel verilerin korunması: Kişisel verilere dair düzenlemeler.

AB üyeleri ile adli yardımlaşma: Bu kriterde en zor mevzu Ankara’nın Güney Kıbrıs’ı tanımıyor olması.

Geri kabul anlaşması: Türkiye, Geri Kabul Anlaşması’nı programa başlayarak bilhassa Suriyeli mültecilerin Avrupa’ya geçişinin engellenmesinde büyük repertuvar üstlenmiş durumda. Ancak AB, çift geri kabul protokollerinin uygulanmasında birtakım problemlerin bulunduğunu savunuyor.

d.jpg

ÖNCE CUMHURBAŞKANI SONRA HAKAN FİDAN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Birliği ve vize serbestisi mevzularına dair yapmış olduğu açıklamaların sonrasında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da bugün 14. Büyükelçiler Konferansı kapsamında Avrupa Birliği’ne çağrıda bulundu.

Fidan: “Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecinin akamete uğratılmış olması stratejik körlüktür. Yeni dönemde Türkiye- Avrupa Birliği ilişkilerine vizyoner bir bakışla yaklaşılması ve sürecin tam üyelik perspektifiyle canlandırılması ehemmiyet arz etmektedir.”

AVRUPA BİRLİĞİ’NDEN SÜREÇLE İLGİLİ ÜST ÜSTE AÇIKLAMALAR

Hakan Fidan’ın da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sonrasında yapmış olduğu çıkış Türkiye ve dünya kamuoyunda yer buldu.

64b926024e3fe1159449f063.webp

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Türkiye ile AB içinde daha kuvvetli bir ilişki geliştirilmesinde karşılıklı menfaat bulunduğuna inandıklarını söyleyerek vize serbestisi ve Gümrük Birliği konusu ile alakalı Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’i işaret eden Borrell, “Türkiye-AB ilişkileri tek yön yol değil, her iki tarafın da beklentileri var” demişti. Borrell ayrıca, “Mesele yalnızca AB’nin Türkiye’den ne beklediği değil. Mesele bunun yanı sıra Türkiye’nin AB’den beklentileri. Bu çift taraflı bir mesele. Masada çoğu mevzu var. Türkiye Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesini istediğini söyledi. Bir de vize serbestliği var. Bunlar Türkiye’nin yakın gelecekte gündeme getirmek istediği iki mühim konu. Biz Doğu Akdeniz’de gerginliğin kalıcı şekilde düşmesini ümit ediyoruz. Ayrıca daha ilkin BM tarafınca düşünülen anlaşmalar uyarınca Kıbrıs müzakerelerinin tekrardan başlaması için ciddi çabalar bulunuyor.” açıklamalarında bulunmuştu. Borrell’in açıklamasının sonrasında Avrupa Birliği süreçle alakalı tarih verdi.

SONBAHAR KRİTİK! AİHM VURGUSU

Avrupa Birliği üst seviye yetkilisi, Türkiye’nin vize serbestisinin sonbaharda ele alınacağını açıkladı. Yetkili, “Türkiye’nin vize serbestisi sonbaharda görüşülecek. Bu tartışmanın sonucunu daha önceden tahmin edemeyiz. Türkiye, çoğu ortak menfaat alanında kilit ülke olmaya devam ediyor, Türkiye, çoğu ortak menfaat alanında aday ülke ve kilit ortak olmaya devam etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tekrardan ivme kazanılması açısından elzemdir.’’ açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin kalan 6 kriterle alakalı sonbahara kadar iyi mi bir yol haritası çizeceği olabildiğince önemli. Yerel seçimlerden ilkin Türkiye’nin Avrupa Birliği ve vize serbestisi hakkında güncellemeler olabilir.

Bir yanıt yazın

antalya masaj salonu antalya escort alanya escort
antalya masaj salonu kayseri escort kayseri escort alanya escort