Ankara’da Türk Hava Kurumu Müzesi ile havacılığa ilk adımın atıldığı yer: Paraşüt Kulesi
ÖZEL HABER: AYBALA ALMİNA MELEK
Türkiye’nin havacılık tarihine fer tutan mühim ve Ankara’ya değişik bir kıymet katan Türk Hava Kurumu Müzesi, Türk Hava Kurumu’nun (THK) kuruluşundan bugüne dek geçen müddette havacılık alanında meydana getirilen çalışmaları havacılık tutkunlarına sergilemeye devam ediyor.
Müze, içinde çoğu uçak, helikopter ve motor gibi havacılık araçlarının yanı sıra, havacılık tarihiyle alakalı belgeler ve fotoğraflar da bulunuyor.
Türk Hava Kurumu Müzesi, havacılık zamanı meraklıları için çok mühim bir kaynak niteliği taşıyor. THK’nın kuruluşundan günümüze kadar geçen müddette meydana getirilen çalışmaları gözler önüne seren müze, ziyaretçilerine eşi benzeri olmayan bir tecrübe ile tanıştırıyor. .
Havacılık Tarihi Araştırmacısı ve Yazar Mustafa Kılıç, havacılığın ergenler tarafınca bilinmesi ve benimsenmesi için kurum tarafınca bedava olarak çoğu etkinlik gerçekleştirildiğini söyleyerek, Türk Hava Kurumu Müzesi’nde yer edinen paraşüt kulesinde çoğu gencin havacılıkla tanıştığını belirtti.

“PARAŞÜT KULESİ KURULDUĞU YILDAN İTİBAREN HALEN DAHA AYAKTA”
Türk Hava Kurumu Müzesi’nin kuruluşunu ve havacılık sevdalılarına katkılarını aktaran Kılıç, ‘‘Türk Hava Kurumu Müzesi arazisi aslında 1937 yılından beri Türk Hava Kurumuna ait. Devletten kiralanmıştı, amacı ise paraşüt kulesi kurmaktı. 1937 senesinde paraşüt kulesi açıldı. Burada hedeflenen insanların paraşüte güvenip kendini boşluğa bırakması, gençlerin adrenalin yaşamasını sağlamak ve böylelikle havacılığa bir adım attırmak, paraşütçülüğe genç nesil yetiştirmekti. Paraşüt kulesi kurulduğu yıldan itibaren halen daha ayakta.

2002 senesinde hatta daha ilkin 2000 senesinde başlayan bir çalışmayla Türk Hava Kurumunun 22. Genel Başkanı Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş’un ve o dönemki idare kurulunun aldığı kararla buradaki eski başkent şubesi tahliye edildi, restorasyon geçirdikten sonrasında butik bir havacılık müzesi kuruldu.’’
HAVACILIĞA İLK ADIM: PARAŞÜT KULESİ

Kılıç, yazdığı kitaplarla havacılığı, havacılık ustalarını ve THK tarihini aktarmayı bir vazife bildiğini söyleyerek, ‘‘Ben 9 adet kitap yazdım. Kurumun tarihini aktarıyorum. Şimdi onuncu kitabım üstüne çalışıyorum. Kitaplarımı askıda kitap mantığıyla çoğu üniversite öğrencisine gönderdim. Havacılık liseleri, üniversitelerinde konuşma veriyorum, tv programlarında da Türk Hava Kurumunu söylemeye çalışıyorum. Bu anlamda çok mutluyum. İlk kitabım 2008 senesinde çıktı. Türk Hava Kurumunun Uçan Kanat projesi ile alakalı bir kitap yayımladım ve bütün hasılatını kuruma bağışladım. Benim en büyük özelliğim müzede çalıştığım süreçte Türk Hava Kurumunda çalışmış, alın teri dökmüş hocalarımı tanıdım ve onlar elindeki belgeleri, objeleri, fotoğrafları bana verdiler. Objeleri bilgisayarda taratıp kitaplarımda kullandım. En son kitabımda Cemal Uygun’un oğlu Cengiz Uygun babasına ait bütün bilgi, belge, obje bana verdi. Mesela gelecek günlerde bir sergi çalışmamız var gene o sergide Cengiz Uygun objeleri, belgeleri bana veriyor, kullanıp geri veriyorum.’’ diye konuştu.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.