Kemal Kılıçdaroğlu, HaberTürk’te merak edilen soruları yanıtladı

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HaberTürk’te Serap Belet ve Kürşad Oğuz’ın sorularını yanıtladı.
Kemal Kılıçdaroğlu “Gençlere güveniyorum” diyerek 14 Mayıs’taki seçimlerin ilk turda biteceğini söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:
“Saha değişiklik istiyor. 20 senelik bir süreyi ülkeyi yönetmekte gayret yayınlayan insanların birazcık dinlenmesinde yarar var. Diğer arkadaşlar Türkiye’nin farklı coğrafyalarında çalışıyor. Hep beraber çalışıyoruz. Mitinglerin beden gösterisine dönüşmesini doğru bulmam. Bunlar artık gerilerde kaldı. Artık Türkiye’de halkın eğitim düzeyi olabildiğince iyi, yaşamı sorgulayabiliyor. Mutfağına bakıyor. Samimi olarak halkın karşısına çıkılacaksa adaylar gelirler, beraber otururuz, sizler sorarsanız, biz cevaplarız, halk takdir eder. Bu tür toplantıları eksikliklerim ortaya çıkar, sinirimi tutamam anlayışıyla gelinmiyorsa o kişiler devleti yönetemez. Bir bürokrat maksimum eleştiriye ihtiyaç duyar. Biz siyasetçiyiz, birileri görür, eleştirir. Bu bir talebe olabilir, gazeteci olabilir, yurttaş olabilir. Bu tür eleştiriler gelecek ki nerede eksiğimiz var görelim, ona göre karar alalım. Her cumhurbaşkanı adayı 85 milyon insanoğlunun oyuna taliptir. Bu birtakım durumlarda ittifaklar şeklinde olur. Kim bizlere oy verirse sevinçli oluruz. Görüşümüz, düşüncelerimiz; hatta bizim hükümet programımız belli. Bizim 2400 maddeyi aşkın iktidara geldiğimizde hangi politikada neyi yapacağız, tüm bunların hepsi bizim ortak mutabakat metninde var. Biz bu metni 1 senelik bir müddet içerisinde ilmek ilmek dokuyarak hazırladık.
“HDP İLE PAZARLIK YAPMADIM, ÇIKSIN AÇIKLASINLAR”
Ben 85 milyonun oyuna talibim. Geçmişte AK Parti’ye MHP’ye oy vermiş vatandaşların oylarına talibim. Türkiye dövüşten yoruldu artık. Buradan çıkmamız lazım. Bugün Isparta, Kayseri mitinginde pekçok ülkücü dostum gelip yardımcı verdi, bunu görüyorum. Ülkede şahıs başına gelir düştü, fakirleşme arttı. TÜRK İŞ’in açlık sınırı rakamları açıklandı, asgari ücretin üstünde. Bugün milyonlarca şahıs asgari ücretin altında aylık alıyor. Sandığa giden her yurttaştan oy istiyorum. Türkiye’de huzur, bolluk istiyorsan, siyasi partiler akılcı politikalarda yarışmak istiyorsa bizlere oy vereceksiniz diyorum. MİT onun emrinde zaten. Bizim gizli saklı kapaklı görüşmemiz var ise çıksın açıklasın. Devleti yöneten şahıs repertuvar üstlenir. Diyorum ki ‘evet bunlarla oturduk ittifak mevzusu ile ilgili anlaştık’ derim. Böyle bir şey yok. Biz 6 önder bir aradayız. Benim tek başına pazarlık yapma şansım var mı? Yok masanın altında imiş, yanısıra imiş, üzerinde imiş. Açıkça söyleyin. Milletin kafasını karıştırmak istiyorlar, işin gerçeği bu.
“BİZE 3. SINIF DEMOKRASİ OLSUN DİYE DAYATIYORLAR”
Söz verdim, bu ülkeye barışı, huzuru getireceğim. Ortak mutabakat metninde ne gerekiyorsa hepsini yapacağız. 6 önder imza atmış vaziyette. Varolan problemler parlamentoda çözülcek. Demokrasi, düşünceye anlatım istiyoruz. Düşüncesini belirtti diye kimsenin hapse atılmasını istemiyoruz. Bunu Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan tüm vatandaşlar için yapacağız. Tivit attı diye gidip bir evladı hapse atmak hangi aklın ürünüdür. Herkes düşüncesini özgürce söylesin. Bize 3. derslik demokrasi olsun diye dayatıyorlar. Neden 1. derslik demokrasi olmuyor. Yargıç hukukun üstünlüğüne göre karar veriyorsa başımın üzerinde yeri var. Anayasa Mahkemesi’ne bir üye atandı. Bu şahıs pak şahıs değil. Yargıtay’da bir tek kararın dibine imza atmayan şahıs Yargıtay üyesi olarak oraya seçildi. Bütün bu tarz şeyleri düzelteceğiz. Nerede hukuksuzluk, adaletsizlik var ise düzeltilmesi lazım. Elalemin kuklası konumundalar şimdi. Türkiye itibarlı bir ülkedir. Biz problem yaratmak değil çözüme ulaştırmak istiyoruz.
“BİZ AK PARTİ, MHP VE HDP İLE DE GÖRÜŞÜRÜZ”
Biz tüm partilerle ilişki sürdürürüz. Bugün parlamentoda bugünkü koşullar dahil tüm partilerle görüşen tek parti biziz. AK Parti ile de MHP ile de HDP ile de görüşürüz. HDP’yi düşmanlaştırıyorlar. Sen düşmanlaştırırsan çift oynuyorsun. HDP’nin başkanvekili parlamentoyu yönetiyor. Siz hukuk içerisinde davranmak zorundasınız. Bir kişinin hapisten çıkması için kanun çıkması lâzım değil mi? Kanun çıkmadan hangi yetkiyle ‘Ben seni özgür bırakacağım’ derim. Bir haksızlık varsa, siyasi görüşüne bakmaksızın ‘Burada hata var giderilmesi lazım’ derim. Gezi vakalarında içeride olanlar, ne günahı var bunların? Osman Kavala neden? Selahattin Demirtaş neden? Hiçbirisi terörden dolayı mahkum olmadı, yalan söylüyorlar millete. Halka doğruları söyleyeceksiniz. Bir insanı eleştirebilirsiniz, buna kimse bir şey diyemez. Haklı ise kendime çeki seviye veririm. AİHM sonucu var. Anayasa’ya koymuşsunuz, ‘herkes uymak zorunda’ diye. Siz hukuk devleti misiniz? Evet ise o vakit bırakacaksınız.
“SÖZÜM VAR, 3 AY İÇİNDE AVRUPA’YA VİZE KALKACAK”
Ben bir kesim bana oy versin diye çalışmam. 85 milyon için çalışırım. Ne pahasına olursa olsun sözüm var. 3 ay içerisinde Avrupa’ya vize kalkacak. Almanya, Fransa, İngiltere, Danimaka, Hollanda’da işçilerimiz var. O ülkede hangi demokrat standartlar var ise ülkemize getireceğiz. Getirdikten sonra AB’ye ‘verdiğin sözü’ tut diyeceğiz. Siz Anayasa’da özgürlükler, haklar var ise vereceksiniz vatandaşa. Gençlere söyledim bugün, anneleriniz babalarınız aman sakın ha tivit atma, başınız belaya girer diyor. Odada bile sessiz konuşuyor. Türkiye buna layık mı? Cumhurbaşkanı olduğumda gençlere sözüm var, en huzurlu beni eleştireceksiniz, eksiğim var ise düzeltirim.
“KİMLERDEN OY ALACAĞIMI GAYET İYİ BİLİYORUM”
Muharrem Bey iyi mi herkesten oy istiyorsa ben de herkesten oy istiyorum. Kendisine göre ilkeleri, kuralları vardır ki, onlara hürmet duymak zorundayım. Ben de Cumhurbaşkanı adayı olarak oy kullanmak için sandığa giden her vatandaşın oyuna talibim. Bu ülkede demokrasi, huzur, ahlaklı bir idare olsun diyenlerden oy alacağım. Kul hakkı yiyenler, uyuşturucu baronları, 5’li çeteler bana oy vermez. Bunlar beni yolumdan döndürmez. Siyaset halka adanmışlıktır. Bu ülkeye baharları getireceğim, hiç kimse kuşku etmesin.
“ERDOĞAN DA DAVET ETMİŞTİ, O ZAMAN CIA FALAN YOKTU”
2022 Ekim’de Mustafa Kemal Atatürk Uzay ve Havacılık Merkezi.Yeni değil. Hazırlayan Doç. Dr. Devrim Akgündüz. Daha sonra İngiltere’ye gittim, yüksek teknolojiyi ülkemize getirmek için. Benim oraya gidişim yüksek teknolojiyi ülkemize iyi mi getiririz? Orada bu işte çok iyi olan çok iyi insanlarımız var. Eren ve Fatih Özmen var. ABD’nin iki numaralı şirketini kurdular. Bu insanları Türkiye’ye getirip yatırım yaptırmak. Bunlar ticari şirket. Müşteri var ise mal yapmış olup satarlar. Bugün MİT dünyanın pekçok ülkesinden alet edevat almıyor mu? Biz şimdi o şirketleri mi suçlayacağız? Eren ve Fatih Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil mi? Yurt dışına gidenlerin tamamını yerli ve ulusal olmaktan çıkarıyor musunuz? Bunu açıkladıktan sonra NASA’da çalışan bir Türk’le konuştum. ‘Bunu yapın, gelip ülkeme çalışacağım’ diyor. Erdoğan da esasen bunu çağrı etmişti. O vakit CIA falan yoktu.
“CANDAN DAĞDEVİREN’LE DEVLETİN GURUR DUYMAI LAZIM”
Türkiye’de feza endüstri mevzusu ile ilgili inceleme yapacaklar. Bunu da Mustafa Kemal Atatürk Havalimanı’nda yapacaklar. Uçaklar kalkıp, inecek oraya. Uçuşlara aleni olacak. Orada ilmi araştırmalar, feza araştırmalar olacak. Son aşama kalifiye insanoğlu gelecek. Ben Türkiye’de şampiyonlar ligi kuracağım diye laf verdim. Dünyanın en saygın, bilimde ve teknolojide öne çıkmış insanları. Bunların yüzde 99.9’u Türk. Candan Dağdeviren kanser araştırmaları mevzusu ile ilgili devletin iftihar etmesi ihtiyaç duyulan isim. Bu isimle gidip konuştum. Bunların dünyadan haberi yok. Biz Almanya’da çalışanlara ‘Bunlar Almancı’ mı diyeceğiz? Panik içerisinde ne yapacaklarını bilmiyorlar. Neyi hedefledikleini de bilmiyorlar. Uzay araştırmaları konuunda Türkiye’de kanaatkar adlar de var.
“BAYKARLAR DA ŞAMPİYONLAR LİGİNDE YERLERİNİ ALACAK”
Bayraktarların Türkiye için ne kadar mühim şeyler yaptıklarını anlattım. Beni dinlememişler. Babası hayatta iken yanlarına gittim. Çok hoş ve kalifiye kadrosu vardı. Orada fotoğraflar çektirdik. Aileden izin almadığım için fotoğrafları paylaşmadım. Ben katiyen ve katiyen onlar da benim dediğim şampiyonlar liginin parçası olacak. Onları niye dışlayalım? Onlara birçok desteği vereceğiz. Bütün bu gelişimleri parti devleti süreci içerisinde yaptılar. Acaba Kılıçdaroğlu gelirse aynı mantıkla masraf mi, parti ayrı devlet ayrıdır. Samsun’da TEKNOFEST’e ben de gittim. Pırıl pırıl ergenler vardı. Kim bilmiyorum, bana söylesin. Diyecek ki ‘Sizin şu milletvekiliniz bizim aleyhimizde konuşuyor’ diye. Kim bu ülkede taş üstüne taş koyuyorsa ben onun siyasi görüşüne bakmam. Keşke Bayraktar beni TEKNOFEST’te karşılasaydı. Ben haber verdim ‘gellmek istiyorum’ dedim. Büyük bir ihtimalle çekindi ve kendisi TEKNOFEST’ten ayrıldı. Bakan ya da bakan yardımcısı bizi aldı, gezdirdi.
“RAHMETLİ ÖZAL SANAYİ FONU’NU KURMUŞTU”
Kızılelma mı yaparsın, diğer bir şey mi yaparsın bilmiyorum. Bu ülkenin kuvvetli müdafaa sanayine ihtiyacı bulunduğunu bilen birisiyim. Savunma sanayinin devlet için yapılması lazım. Bu güvenliğin coğrafyamızda önemini bilen insanım. Bunu yapıyorsanız tank palet fabrikasını Katar’a vermemeleri lazım. Alacağız o fabrikayı Katar’dan. ODTÜ’de birtakım bölümler açılmasına izin vermediler. Rekabet olsun. İHA’yı diğer şirketler da yapıyor. ‘Hayır sen öğretme ben öğreteceğim’ demek olmaz.Bugün ASELSAN, HAVELSAN 1980 yıllarında kuruldu. Rahmeli Özal müdafaa endüstri fonunu kurdu. Devlet dediğiniz budur. ‘Efendim ben İHA yaptım sen karşı çıktın’ Yok kardeşi 1 adet değil 10 adet yap. Türkiye’de çip üreten şirket var mı? Bilmezler. Ben gittim Bursa’da o firmayı da gezdim. Ama onlar bilmezler.
“KIBRIS’TA BÜYÜK ELÇİ KAHVE KAHVE DOLAŞIP OY İSTİYOR”
Gelecek bizlerden bir insanı öldürecek ben de diyeceğim ki ‘iyi ki öldürdün’, akıl var mantık var. Devlette tüm kurumların haysiyetli durması lazım. Terör örgütünün ismini niye söylemiyorsun diyorlar. Genelkurmay sitesinde terör örgütünün ismi yazmaz. Biz devlet kuran partiyiz. Devleti gözardı ederek değil, bir terör örgütünün reklamını niye yapıyorsunuz? Bölücü terör örgütü, açın Genelkuray sitesinde bu şekilde der. Biz de öyle kullanıyoruz. Ben onun ismini vererek niye reklamını yapayım? MSB’nin web sitesinde böyle. Biz de onu kullanıyoruz. Bunlar devletin ne işe yaradığını bilmiyorlar. Kahve edebiyatıyla devlet yönetmeye kalkıyorlar. Bunlar parti ile devleti karıştırdılar. Kıbrıs’taki büyükelçi kahve kahve dolaşıp AK Parti’ye oy istiyor. Sen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsil ediyorsun. İnsanda birazcık utanma olur.
“YABANCI ASKER POSTALININ ÜLKEME DOKUNMASINI İSTEMEM”
Suriye tezkeresine niye hayır oyu verdik? Tezkerede diyor ki, yabancı askerler Türkiye’ye çağrı edilebilir deniyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti askeri, polisi, jandarmasıyla 30 senedir terörle savaşım ediyor. Yabancı asker mi çağrı edildi? Bahçeli’ye, Erdoğan’a sordum ‘hangi yabancı askeri terörle savaşım etsin diye Türkiye’ye çağrı edeceksiniz”. İşgal kuvvetlerinin Türkiye’de terörle savaşım edeceğine biz inanıyor muyuz? Ben kendi ülkemde yabancı asker postalının dokunmasını istemiyorum. Ama onlar istiyor. Bu ülkenin emniyet kuvvetleri terörle mücadelede kifayetsiz mi? O cümle oraya niye girdi? Tezkerede terörle savaşım mevzusu ile ilgili yabancı askerin Türkiye’ye çağrı edileceği yazıldı. Bunu bir tek şahıs yazmadı. Nasıl olur da yazılmaz?
“RAHMETLİ ECEVİT ‘ÖCALAN’I ÇIKARIN’ DEDİ VE ÖYLE DE OLDU”
Dış siyaset ve terörle savaşım birbirini tamamlayan iki temel unsurdur. Rahmetli Ecevit, ilkin Mısır devlet başkanını Ankara’ya çağrı etti. ‘Git söyle Öcalan’ı oradan çıkarsınlar’ dedi. Ne oldu? Çıkardılar. Devlet öyle yönetilir.
“UTANIYORSANIZ NEDEN HÜDA PAR’I LİSTEYE KOYUYORSUNUZ?”
Hani Bahçeli milliyetçiydi, ‘Ben bayrağımı ezdirmem’ demişti, niye sesini çıkartmıyor. Siyasetçi esen rüzgara göre gidip gelmez. Liderler toplanıyor. HÜDA PAR’ın genel başkanı orada yok. Utanıyorsanız niye listeye koyuyorsunuz? Niye orada değildi? Devleti yönetemiyorlar, artık bitmişler. Erdoğan’ı iyi mi eleştiriyorsam HÜDA PAR’ı da, MHP’yi de eleştiririm. Düne kadar Gaffar Okan’ın katillerini kendi içeriğinde tutan yapıyla iyi mi bir araya gelirsiniz? Hani bizlere diyorlar ya ‘HDP masanın neresinde?’. Peki HÜDA PAR nerede? Aynı şekilde SADAT çıktı. Biz Türkiye Cumhuriyeti devletini kaldıracağız, resmi dil Arapça olacak diyor. Bu MİT Müsteşarının yanısıra oturuyor, Erdoğan’ın danışmanı. Türkiye bu şekilde mi yönetilir?
“AK PARTİLİ MİLLETVEKİLLERİ DE PARLAMENTER SİSTEME OY VERECEK”
Başlangıçta hangi yöntemle seçime girileceği mevzusu ile ilgili düşünceler farklıydı. Doğal olarak mahalli olarak ilçe bazında onlar da karar veremiyorlardı. Sonra karar verildi. Partilerin pozisyonu netleşti. Belki tümümüz beraber tek sıralama ile girseydik, daha azca mı, daha çok mı çıkarırdık bilmiyorum. 300 milletvekilini geçmemiz lazım. Alana baktıımızda vatandaşlardan hissediyoruz. 360 konusunda, demokratik sisteme, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçtiğimiz aşamada AK Parti’nin de oy vereceğini düşünüyorum. Biz demokrasi ve özgürlüğü savunuyoruz. Bizi istediği gibi eleştirmeleri için onların da parlamentoda önlerinin açılması lazım.
“KİMİN İNANÇLI OLUP OLMADIĞINI YÜCE YARADAN BİLİR”
CHP’nin belli kesimlerde çok katılaşmış algısı vardı. Kabul edelim bunu. Farklı gerekçeler hafızalarda yer etmiş ve basit kolay silinmiyordu. Belki bizim seyrettiğimiz politikaların yanlışlıından kaynaklanabilir. O kitleye ulaşıp anlatma gibi rolü üstlenmeme pozisyonundan da kaynaklanabilir. Öncelikle sayın Davutoğlu’nun halasının ellerinden öperim. Kimin inançlı olup olmadığını yalnızca ulu yaradan bilir. İnsanları sen inançlısın, inançsızsın diye katiyen konuşmamalı. Kimlik de siyasetin haricinde kalmalıdır. Siyasetin mevzusu ben ülkeyi iyi mi büyüteceğimdir. Milyonlarca insanoğlunun karnını iyi mi doyucağım, ihracatı iyi mi yapacağım. Kimlik ve itikat üstünden bürokrasi toplumu ayrıştırıyor, kutuplaştırıyor. Az değil ben pekçok kesimle, tutucu kesimle bir araya geldim. Uzun uzun toplantılar yaptım. Bu toplantıya katılanların sayısı 35-30’u geçmez. Hiçbirisi CHP’li değil. CHP’yi bizim onlara anlatmamız lazım, eski algılardan kurtulmamız lazım. İstanul’da evlere Kuran okumaya giden vaizelerle bir araya geldim. Onlara istediğiniz herşeyi problem dedim. Bir vaize laf aldı,bir şey söyleyecek fakat tereddüt ediyor. Şunu mu demek istiyorsunuz, CHP’ye oy vereceğiz fakat CHHP dinsiz parti mi? Vallahi öyle dedi. Ben de onlara Merkez Bankası’nın Hazine Bakanlığı’nın dini olur mu dedim. Bu partilerin içerisindeki insanları tek kalıbın içerisine koyamazsınız. Onlarla muhatap olup konuşmadığımız için dededen, babadan bizi tanımaya başladılar. Efendim siz camileri yakmışsınız. Hangi camiyi yakmışız?
“BEN ADAMIN İNANCIYLA NİYE UĞRAŞAYIM?”
Biz CHP’nin genel başkanları ne Diyanet İşleri mevzusu ile ilgili ne de Genelkurmay mevzusu ile ilgili mecburi olmadıkça konuşmadık. Diyanet İşleri’ni kuran CHP, niye kapatsın. İmam Hatipleri kuran tanrı bilim fakülteleri kuran CHP. Biz gübreyi iyi mi bulacağız, bürokrasi odur. Ben erkeğin inancıyla niye uğraşayım. Türkiye yeni bir hamlenin başlangıcında. Türkiye son 5 senedir ulusal gelirde çok ciddi düşüş var. Anadolu’nun içi boşalıyor. Doğru dürüst yapınak kalmadı. Kayseri eski enerjisini yitirmiş büyük ölçüde. Hangi gerekçe ile kaybetti. Kayserililer’e şu lafı verdim. Kayseri’yi demiryolu ile Mersin ve İskenderun’a bağlamamız gerekiyor. Sivas’ı, Yozgat’ı bağlamamız gerekiyor. Biz özel iktisat yerleri oluşturmak zorundayız. Gençler kırsalda kalsın diye kırsalda çalışan hanım ve gençlerin toplumsal emniyet primlerini devlet ödeyecek. Bütün köy okullarını açacağız. Çocuğu eğitim yaşına gelince yükümlü şehre gidiyor. Köyde öğretmen olursa tarım mühendisi, veteriner, uygulaman olacak. Kırsal entelektüel yapı itibariyle bir yere gelecek.
“BAKANLAR KİM OLACAK DEĞİL MB BAŞKANI KİM OLACAK”
Temel ilkemiz her partiye bir bakanlık verilecek. Bize soruyorlar ‘bakanlarınız kim olacak’ diye. Aslında bakanlar değil Merkez Bankası Başkanı kim olacak? Bu şahıs emniyet veren şahıs olacak. Saraydan gelen talimatla değil işin gereğini yerine getirmiş olacak. 2400 maddelik ortak mutabakat metnini hazırladık. Önemli olan Bakanların altındaki liyakatlı kadrolar. Burada bakan kim olursa olsun, bakanın altındaki şahıs kim olacak, bu önemli. Devlet bu zaten. Bürokrat devlettir. Kim büyükelçi olacak mesela. Hayatı süresince dış siyaset mevzusu ile ilgili yazı okumamış kişiyi büyükelçi yaparsanız, rüşvet alanları büyükelçi yaparsanız. Yetişeceksin, dünyayı tanıyacaksın, yabancı diller bileceksin. Oturmasını, kalkmasını bileceksin. Adamı bulduk geldi, e ne yapalım, büyükelçi belirleme edelim. Büyükelçi belirleme ettiler, ne oldu?
“PARTİLERİN MEMURU OLMAZ DEVLETİN MEMURLARI OLUR”
Belli çevrelerin yalan ve iftiralarla dolu hazırlıkları olduğu şeklinde duyumlar geldi. Kirli siyasetten bu cemiyet çıkarılması lazım. Er meydanı deriz. Yiğitler menfaat güreşir, hakem vardır, mesele biter. Siz orada istisna iftira atarsanız. Bunlar olmamalı. Doğrular üstüne bürokrasi yapılmalı. Devletin bürokratları pis işlere bulaştırılmamalı. Bürokrat devletin memurudur, siyasi partinin memuru değildir. Devlet bakidir, siyasi partiler geçicidir. Devletin memurlarını siyasi tercihinize göre yönlendirirseniz bu pis şeyler ortaya çıkabilir. Kirliliğe bulaşan çok şahıs var. Devlet intikam duygusuyla yönetilmez. Birisi bir kişiyi suç duyurusu etmiş olduğu andan itibaren ona derhal intikam duygusuyla davranmak doğru değil. O vakit bunlardan farkımız olmaz. Varsa bir şey araştırır, tutanağa bağlar, savcılığa gönderirsiniz. Devlet adaletle yönetilmek zorundadır.
“NEYE İNANIRSA İNANSIN, KİMLİĞİNDEN BANA NE”
Mütedeyyin kardeşlerime seslenmek isterim. Haklar kısıtlanmaz, haklar genişler. Kişilerin hakları var ise genişletirsiniz. İnancı başımızın üstün. Neye inanıyorsa. Kimliğinden bana ne. Ben onun evladı iyi eğitim alıyor mu, elektriği var mı, geçinebiliyor mu, hastanede sıhhat hizmeti alıyor mu, siyasetin mevzusu bu.
“SECDE İLE İÇKİYİ YANYANA GETİRMEK YANLIŞTIR”
Kapalı kapılar peşinde karalamalar doğru değil. Çıkıp aleni yürekle konuşmak lazım. Samimi bir müslümanım ben. Rahmetli babam derdi ki ‘oğlum sen doğru dur eğri belasını bulur’ dedi. Ben ona inanıyorum. Biz alnı secdeye dayanana da, değene de, kilisede, havrada, cemevinde yakarma yapana da hürmet duyarız. Şarap içiyorsa günah Allah’la kul arasındaki ilişkidir. Siyaset kurumunu insanları ötekileştirmekten kurtarmak lazım. İçkinin, sigaranın ziyanı var mı var. Bu hususta kampanya yaparsanız, zararlarını anlatabilirsiniz. Ama içki secdeyi yanyana getirirseniz yanlış yapmış olursanız. İçki içenin dinsiz imansız mı olacak? Yok öyle bir şey. Siyaset bu mevzulara girmemeli. Siyasetin konusu, niye yurttaş soğan alamıyordur.
“GENÇLERİ HEM İŞ HEM AŞ SAHİBİ YAPACAĞIZ”
Bizim çocuklarımız bizlerden daha iyi eğitim aldılar fakat bizlerden daha aşağı standarda mahkum edildiler. Şimdiki genç otomobil alamaz, hele hele ev sahibi yaşam boyu alamaz. Siz yaşam boyu umutsuzluğa mahkum ediyorsunuz. Bunun ismi siyaset mı? Onları hem iş hem aş sahibi yapacağız.
“DÜRÜST İNSANLARA PENCEREYİ AÇMIŞ OLACAĞIZ”
Taç giyen baş akıllanır diye hoş bir atasözümüz var. O makam 85 milyonu temsil eden makam. Yükü taşırken de kendi vatandaşlar arasında katiyen ayırım yapmamalısınız. Sorunlarla ilgilenmelisiniz. Bunun dışına çıkarsanız, mevcut yapıda olduu gibi hakime direktif vereyim, şunu büyükelçi belirleme edeyim derseniz devleti devletten çıkarırsınız. Şu anda devlette bürokraside şu şekilde kaygı yaratmaya çalışıyorla. Gelirlerse hepinizi sürecekler. Hayır efendim, işini en iyi yapıyorsa başımın üzerinde yeri var. Yolsuzluk yapmışsa, partizanlık yapmışsa, kusura bakma kenara çekil. Dürüst insanlara pencereyi açmış olacağız.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.