Oğlunu SMA’dan kaybeden anne diğer çocuklar için gönüllü çalışıyor

EDİRNE’de 2009 senesinde oğlu Ferhat Görkem Kutlu’yu (11) SMA hastalığı sebebiyle kaybeden Nezahat Keskin (48), aynı hastalığı yaşayan çocuklar için başlatılan kampanyalarda gönüllü olarak yardım topluyor. SMA’lı evlatları kendi evladı gibi gördüğünü belirten Keskin, “Ben maddi olarak yardım edemediğim için stantta gönüllü oldum ki buradan geçen insanoğlu yardım etsin. Evladımı onlarda görüyorum, onlar yaşasın. Eğer onlar yaşarsa benim oğlum yaşamış kadar sevineceğim” dedi.
Edirne’de yaşayan Nezahat Keskin, 2009 senesinde oğlu Ferhat Görkem Kutlu’yu SMA hastalığı sebebiyle kaybetti. O yıllarda oğlunun çaresizce gözleri önünde eriyişini izleyen Keskin, diğer çocuklar için oluşturulan kampanyalara gönüllü olarak yardım etmeye karar verdi. Bugünlerde SMA Tip 1 hastası Ebrar Nur bebek için oluşturulan stantta yardım toplayan Keskin, bütün SMA’lı evlatları kendi evladı gibi gördüğünü söyledi.
‘O ZAMAN ÇARESİ YOKTU AMA ARTIK VAR’SMA’lı bebeklerin yardım beklediğini belirten Keskin, “2009’da oğlumu 11 yaşlarındayken kaybettim. SMA’nın o vakit çaresi yoktu. Biz oldukça uğraştık fakat maalesef ki oğlumu kurtaramadık. Ama bu evlatların bir çaresi var ve çaresi yurt dışında. Biz de onlar için para topluyoruz. Sabahtan akşama kadar burada durup çocuklara yararlı olabilmek için uğraşıyoruz. Ne yazık ki bizim sesimizi kimse duymuyor. Yaklaşık 6 bin SMA’lı bebeğimiz var ve hepsinin kampanyası var. Kim kimin elinden tutabilirse destek olmaya çalışıyor. Ben Ebrar Nur’un ve Çınar’ın elinden tuttum, onlar için gayret gösteriyorum. Diğer çocuklara yetişemiyoruz. Onun için lütfen bizim sesimizi duysunlar. Bu hastalığın bir çaresi var artık ve ilacını alan bebekleri görüyoruz, müspet neticeleri var. Lütfen SMA tedavisi Türkiye’ye gelsin, evlatları öldürmeyelim” dedi.’OĞLUMUN 3 KERE KALBİ DURDU DÖRDÜNCÜDE KURTARAMADIK’SMA’dan yitirmiş olduğu oğlu Ferhat Görkem’in gözleri önünde erdiğini dile getiren Keskin, “Benim oğlumun hastalığı doğduğundan beri vardı. Bir rahatsızlığı bulunduğunu anlamıştık en baştan fakat SMA oldukça duyulmuş bir rahatsızlık değildi. Sadece kas erimesi deniliyordu o dönem. Benim oğlum 11 yaşlarında 9 kiloydu. Her yerde çare aradık fakat maalesef çaresi yoktu. Bizim zamanımızda ne yazık ki çare bulunamamıştı. Akşam çocuğumu yatırıp sabah komada buluyordum. Beslenemiyordu, zira katı besin yemeleri hep sıkıntı. Yutma refleksleri dahil her şeylerini yavaş yavaş kaybediyorlar. Benim oğlum baştan normaldi, sonradan sağlığını kaybetmeye, kilosunu kaybetmeye başladı. Aşırı zayıflayıp, kaslarını kaybetmeye başladı. 3 kere kalbi durdu. Dördüncüde maalesef ki kurtaramadık” diye konuştu.’50 GÜN İÇERİSİNDE GEREKEN PARA TOPLANMAZSA ÖLÜME TERK ETMİŞ OLACAĞIZ’Gönüllüsü olduğu Ebrar Nur bebeğin tedavi olabilmek için son 50 günü kaldığını söyleyen Keskin, “Benim gönüllüsü olduğum bebek kilo almasın diye ailesi yatağa aç yatırıyor. Son 50 günü kaldı. 50 gün içinde ihtiyaç duyulan para toplanmazsa bu evladı da ölüme terk etmiş olacağız. Yüzde 66’sını toplayabildik şu ana kadar ne yazık ki. 50 günü kaldı ve bu süre bittiğinde üçüncü bir valilik izni çıkmıyor” ifadelerini kullandı.SMA’lı her evladı kendi evladı gibi gördüğünü anlatım eden Nezahat Keskin, “Bu çocuklar benim olmayabilir fakat ben onları kendi çocuklarım olarak görüyorum zira bu şekilde bir evlat acısının ne demek bulunduğunu oldukça iyi biliyorum. Yediğin yemekten, içtiğin sudan, hiç bir şeyden tat alamıyorsun. Bu çocuklar yatağa aç giriyor. Ben yiyecek yerken bile acaba ‘mamasını yiyebildiler mi, yatağa aç mı girdiler?’ diye düşünüyorum. Akşam yatağa girdikten sonrasında ‘acaba sabah bir evladımızı kaybettik mi?’ diye düşünmekten kendimi alamıyorum” dedi. ‘LÜTFEN SESİMİZİ DUYSUNLAR’
Yetkililerin seslerini duymalarını beklediklerini kaydeden Keskin, “Lütfen bizim sesimizi yetkililer duysun. Bugüne kadar oldukça sesimizi duyurmaya çalıştık, inşallah bu sefer duyarlar. Ben buradan evladını yitirmiş bir anne olarak şunu söylemek istiyorum; benim oğlumun zamanında tedavi yoktu fakat şu an tedavisinin bulunduğunu ve evlatların iyileştiğini görüyoruz. Ben bu çocuklara maddi olarak yardım edemediğim için stantta gönüllü oldum ki buradan geçen insanoğlu yardım etsin ve çocuğumuzu kurtaralım. Ben evladımı onlarda görüyorum, onlar yaşasın. Eğer onlar yaşarsa benim oğlum yaşamış kadar sevineceğim. Şu anda dışarıda 40 aşama ısı var ve saat 14.30. Bu saate kadar topladığım para miktarı 45 lira. Sabahtan beri böyle. Ben insanların duyarlı olmasını istiyorum. Ben buradayım, beni görüyorlar. Gelip keşke sorsalar; ‘Ne yapıyorsun? Bu çocukla senin ne bağın var?’ diye sorsalar keşke. Ben de söylesem, ‘benim kan bağım yok fakat can bağım var’ desem. Çünkü evladını yitirmiş birisiyim, bu hastalığın ne demek bulunduğunu oldukça iyi bilen bir anneyim. O nedenle sesimizi duysunlar” diye konuştu.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.