Temiz Enerji Teknolojilerinde Kritik Minerallere Talep Artıyor

Elektrikli araçlar, güneş panelleri ve rüzgar türbinleri başta olmak suretiyle pak enerji teknolojilerinde kullanılan kritik minerallere yönelik istek son 5 yılda iki kattan fazla arttı. Bu isteği karşılamaya yönelik 2030’a kadar daha fazla tedarik yatırımı gerekiyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) bu sene ilk kez duyurduğu Kritik Mineraller Piyasa Değerlendirmesi tutanağına göre, pak enerji teknolojilerinde görülen üstün dereceli gelişme lityum, kobalt, nikel ve bakır gibi minerallere isteği artırıyor.
Söz mevzusu minerallere yönelik talep, 2017-2022 döneminde lityumda üç katına çıkarken, kobaltta yüzde 70 ve nikelde yüzde 40 arttı.
Artan isteği karşılamaya yönelik kritik minerallerde arz yatırımları geçen sene bundan önceki yıla göre yüzde 30 büyüyerek 40 milyar doları aştı. Lityumda arz yatırımları yüzde 50 ile en büyük artışı görürken, bunu bakır ve nikel takip etti.
Enerji dönüşümünde kullanılan kritik mineraller piyasasının toplam büyüklüğü 2017-2022 döneminde iki kattan fazla artarak 320 milyar dolara ulaştı. Söz mevzusu büyümede aşağı yukarı 200 milyar dolarla bakır piyasası ilk başta yer aldı. Lityumda piyasa büyüklüğü 40 milyar doları, nikelde ise 60 milyar doları aştı.
Kritik mineraller küresel madencilik sektörünün merkezine yerleşecek
Talep ve yatırımlar artmasına rağmen, kritik minerallerde arz çeşitliliği kaygı deposu olmaya devam ediyor. Üç sene öncesine göre ilerleme sağlansa da Çin, kritik mineraller tedarikindekinde başı çekiyor.
IEA’nın açıklanmış politikalar senaryosuna göre, pak enerji dönüşümünde öngörülen hıza paralel olarak, kritik minerallere yönelik talebin 2030 itibarıyla iki kattan fazla artacağı ve 2050 itibarıyla da 3,5 kat olacağı öngörülüyor.
IEA’nın net sıfır emisyon senaryosuna göre ise kritik minerallere yönelik talebin 2030 itibarıyla 3,5 kat büyüyeceği tahmin ediliyor.
Talepteki bu süratli büyümeyle, kritik mineraller küresel madencilik sektörünün merkezine yerleşecek.
IEA, planlanan projelerinin hayata geçmesi durumunda, kritik mineral tedarikinin isteği karşılamada kafi olacağını tahmin ediyor. Buna rağmen, projelerin ertelenme riski ve teknoloji bazlı aksaklıklar sebebiyle arz ve talebin başa baş gidebileceği öngörülüyor.
Bu nedenle, küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefine yönelik senaryolarda, 2030’a kadar kritik minerallerde daha fazla arz yatırımına gereksinim duyulabilir.
IEA Başkanı Fatih Birol, tutanağa dair değerlendirmesinde, pak enerji dönüşümünün dünya genelinde oldukça mühim bir aşamada bulunduğunu belirtti.
Birol, “Dünyanın enerji ve iklim hedeflerine kavuşması için oldukça mühim olan kritik mineraller pazarındaki süratli gelişme bizi cesaretlendiriyor. Buna rağmen, büyük zorluklar da devam ediyor. Kritik minerallerde tedarik zincirinin güvenilir ve sürdürülebilir olmasını sağlamak için daha fazla adım atılmalı. IEA, yeni inceleme ve analizlerle ve bilhassa 28 Eylül’deki Kritik Mineraller ve Temiz Enerji Zirvesi’nde ilerleme sağlamak için hükümetleri, şirketleri ve öteki paydaşları bir araya getirerek bu alandaki erken liderliğini sürdürecek.” ifadelerini kullandı.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.